Paylaşmak Güzeldir

Yazar - Ugur
31.03.2022 13:41

"Biz çocuklarımızı ailenin refahına ortak ediyoruz. Aman zorluk yaşamasın, olumsuz şeyler yaşamasın. İnsanı insan yapan utanma, üzüntü, başarısızlık, kızgınlık, hayal kırıklığı… Bu duygular insanı insan yapar. Sizi o noktaya getiren şey de yaşadığınız zorluklardır.”

Prof.Dr. Acar Baltaş’ın bir TV yayınındaki* konuşmasında paylaştığı bu tespiti hiç aklımdan çıkmaz.


Bir işletme için de durum ailedekinden farklı değildir.

Bazı durumlarda, problemin tamamını tek başımıza çözmeye çalışır ve gereğinden fazla efor harcar, yıpranırız. Sonrasında ise aynı acıları, zorlukları çekmediği halde herkesin bizi anlamasını ve zor zamanlarda bizimle aynı eforu yansıtmasını bekleriz.

Oysa bir işletmeyi, başarılı işletme haline getiren öğelerden en güçlü olanı paydaşlar arasındaki paylaşımdır. Kimileri için çalışan bağlılığı, kimileri için müşteri deneyimi, kimileri içinse tedarikçi ilişkileri. Tamamının ana başarı unsuru kaliteli ve nitelikli iletişimden geçiyor.


Hatırlasanıza şirketinizi tanıtırken "şu kadar kişi çalışıyoruz, şu kadar farklı lokasyondayız, şu kadar müşterimiz var" gibi ifadelerle ne kadar da gururlanıyorsunuz?


Peki mutlulukları bu kadar coşkulu paylaştığınız paydaşlarınızla, bu krizi ne kadar paylaşıyorsunuz?


Ekibinizden başlayalım. Krizin ilk sinyallerini verdiği günden bugüne, resme birlikte bakıp, onların bu süreçte sağlayabileceği katkıları onlara sorup, birlikte değerlendirdiniz mi? NEYİ farklı yaparsak bu süreçten en az hasarla hatta gelişerek çıkarız tartıştınız mı? Cevap hayırsa; “Çalışanlarınızı işletmenin refahına değil, hayatına ortak edin.”


Müşterilerinizle devam edelim. Bu süreçten geçerken onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi SATIŞ yapmak amacıyla değil YARDIM ETMEK ve ÇÖZÜM ÜRETMEK amacıyla gerçekten arayıp sordunuz mu? Bu süreci nitelikli müşteri ilişkileri kurmak açısından doğru değerlendirmelisiniz. Cevap hayırsa; “Müşterilerinizi işletmenin refahına değil, hayatına ortak edin.”


Tedarikçilerinizi atlamayalım. Onlar ayakta kalamazsa siz ne kadar uzun süre ayakta kalabilirsiniz? El ele bu süreci atlatabilmek için nasıl aksiyonlar alabileceğinizi birlikte değerlendirdiniz mi? Cevap hayırsa; “Tedarikçilerinizi işletmenin refahına değil, hayatına ortak edin.”


Peki ya aileniz? Onlar ile aranızdaki iletişimi bu süreçte ne kadar sağlıklı yönetebiliyorsunuz? Endişeleriniz, korkularınız, hayal kırıklıklarınız, hedefleriniz, planlarınız…


Prof. Dr. Acar Baltaş'ın dediği gibi “Ailenizi hayatınızın refahına değil, kendisine ortak edin.”


Unutmayın, ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi için her işletmenin ayakta kalabilmesi şart. Şunu bir hayal edin; 1 Temmuz günü COVID-19 tedbirleri sonlandırılmış, ancak ekipte kimse kalmamış, tedarikçiler iflas etmiş, müşterilere ise ulaşamıyorsunuz, ofis bomboş. O zaman bu işletme kime ve neye hizmet edecek?


Mutluluğu, üzüntüyü, acıyı, endişeyi, korkuyu, başarıyı… Yaşadığınız hangi duygu olursa olsun paylaşmak güzeldir.


Zor Zamanda KOBİ Sohbetleri serimizde; farklı sektörden KOBİ’leri hissettiklerini kendi ağızlarından paylaşabilsinler diye her gün 16:30’da digid.com.tr instagram hesabımızdan canlı yayına alıyoruz. Siz de paylaşmak isterseniz, bize katılın. Paylaşmak güzeldir…


*Bahsettiğim tv yayınına linkten ulaşabilirsiniz.


Uğur Yedikardeş

Yazar Hakkında